Jeff Bezos, Amazon’un yüksek seviyeli markaları ve tasarımcı ürünlerini de satacağı bilgisini ilk paylaştığında karışık tepkiler almıştı. Konuya son derece uzak yaklaşanlar olduğu gibi olumlu karşılayanlar da olmuştu. Türkiye’de ise moda ürünlerini büyük indirimlerle satan yaklaşık 62 farklı moda eticaret mağazası kuruldu, bunların bir iki tanesi hariç tamamı iflas etti. Asos, Otto, Trendyol gibi markalar büyümeye devam etseler de birçok farklı sorunla yüz yüzeler ve farklı çözümler üreterek yollarına devam etmeye çalışıyorlar. Bu yazıda e-ticaret nedir sorusu ile moda sektörünün e-ticaret ile olan deneyimine, genel yapılan yanlışlara ve çözüm önerilerine değineceğiz.

Moda sektöründeyseniz ve Eticaret’de yer almak istiyorsanız tıklayın.

E-ticaret Nedir ? Moda Eticaret’in de Ürün, Sepet, Ödeme Üçgeninden Fazlası Var mıdır?

E-ticaret; sahip olunan elektronik yöntemler ile (internet sitesi, uygulama, sosyal medya vs.) ticari ürünlerin listelenmesi ve satışı olarak tanımlanabilir. E-ticaret firmalarının hem ihtiyacı hem de yanılgısı, ürün-sepet-ödeme üçgeninde düğümlenir. E-ticaret nedir sorusunu cevaplarken bir e-ticaret sitesinin temel amacı satış yapmak olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle kullanıcı deneyiminde, aradığı ürünü bulan bir tüketiciyi hızla sepet ve ödeme ekranlarına götürmek temel yaklaşımdır. Fakat, bir moda e-ticaret sitesi sadece bu üçgenin basit bir uygulaması ile kurgulanamaz. Her moda markası, mağazalarında müşterilerine nasıl bir hikâye anlatmak istiyorsa e-ticaret platformunu da aynı şekilde bir mağaza olarak görmeli ve bu hikâyeyi burada anlatmaya devam etmelidir.

E-ticaretin Merkezi Kendi Sitenizdir.

Dijital dünyada ki varlığınızın temeli, anlatacağınız hikâye, vereceğiniz mesaj, ne olursa olsun, tek bir platformu merkez almalıdır. Bu platform kendi internet sitenizdir. Stratejik dijital pazarlama ve tüm dijital iletişiminizin merkezinde olması gereken internet sitenizin müşterinize anlatmak istediklerinizi tam olarak anlattığından emin olmalısınız.

Bir moda perakendecisi için facebook yada instagram olmazsa olmaz bir iletişim aracı olabilir, fakat tüm iletişim stratejisi tek bir nokta üzerinden yönetilmeli, farklı paylaşımlar yapılsa da tek bir iletişim stratejisi ile hareket edilmelidir.

Daha Özelleştirilmiş Ürünler

E-ticaret internet sitelerinde müşterinize ait birçok farklı veriye ulaşabilmeye başlarsınız. Örneğin sitenizde nasıl gezdiğine, hangi ürünlere baktığına ve nasıl karar verdiğine dair bir çıkarımlarda bulunabilirsiniz. Müşterinizi tanıdıkça ona daha hızlı ürünler yetiştirmeye çalışmak yerine ona daha doğru ürünler vermek sizin temel sorumluluğunuz haline gelir. Müşterinizin ürünleriniz arasında kaybolmasına engel olmalı ve en doğru ürüne en hızlı biçimde ulaşmasını sağlamak zorundasınız.

Perakendecilikte, müşterinin mağazada daha fazla zaman geçirebilmesini sağlamak temel görevlerden birisidir. Bunu yapabilmek için de mağazaların daha karışık bir düzende olması tercih edilebilir. E-ticaret de ise mağazadan çıkış bir klik uzaktadır. Müşterinize özelleştirilmiş bir deneyim sunmalı istediği ürünü hızla sunmalı fakat sonrasında çapraz ürün satışı ile gelirinizi arttırmaya çalışmalısınız.

Mobili Unutma

Artık her internet sitesi mobil düşünülerek oluşturulmak zorunda. Mobil uygulamanız olmasa da internet sitenizin mobil bir vihazda mükemmel görünümünü sağlamalısınız. İnternet kullanımının %70 mobil ortama kaydığı düşünüldüğünde, ürünle ilgili açıklamaları, fotoğraflamayı daima mobile göre düşünerek tasarlamanız gerektiğini görebilirsiniz

Bunun ötesinde fiziksel mağazalarınızın da internet satışına geçmesi önemli bir adım olacaktır. Bugün birçok kullanıcı mağazada gördüğü bir ürünü taşımamak adına internetten satın almayı tercih edebiliyor. Fakat müşterinin sonra internetten alırım düşüncesiyle kapıdan çıkması büyük ihtimal kaybedilmiş bir müşteri olarak da görülebilir. Mağaza çalışanlarının kendi satış hedefleri olduğunu düşünürsek, müşteriye o anda siparişini verdirmek, kullanıcı adı üzerinden müşteri adresine ulaşmak ve ödemeyi müteakip, ürünü eve kargolatmak farklı bir bakış açısı getirecektir. Böylece hem müşteri kaçırılmamış hem de mağaza çalışanı hedefini tutturmuş olacaktır.

Pazaryerlerinin Geleceği

Pazaryeri mantığının temellerini atan Amazon, moda ve tekstil ürünleri satışında çok yüksek ciro rakamlarına ulaştı fakat ciro haricinde çok büyük başarılar elde edemedi. Satılan ürünler genel olarak süpermarket ürünü seviyesinden yukarı çıkamadı. Amazon’un kendi alt markası Amazon Basics altında satılan ve düz tshirtler ya da pantolonlar gibi ürünlerden oluşan setlerin dışında ki satışlar bekleneni karşılamadı. Tabiki bunda; birçok tasarımcı yada yüksek seviye markanın, Amazon’u fiyat kıran ucuza ürün satışı yapılan bir yer olarak görmesi de etkili oldu. Tam da bu nedenle, Jeff Bezos üst markaların ve tasarımcı ürünlerin satışına başlayacaklarını söylediğinde karışık tepkilerle karşılaştı. Hatta ikinci bir açıklama yaparak bu markaların fiyat politikalarını bozmayacaklarını söylemek zorunda kaldı.

O günden bugüne Amazon’un satışları üst seviye markalarda yükselse de istenilen seviyelere ulaşabilmiş değil. Erkek markalarında kadın markalarına göre üç kat daha başarılı bir durum var. Bu da kadınların, ürün satın alma noktasında fiziki hissiyat, sosyal karar verme noktalarında erkeklerden çok daha fazla kısıtı olduğunu gösteriyor elbette.

E-ticaret mi, Fiziksel Mağazalar mı?

Pazaryerleri her gün büyüse de Farfetch haricinde üst seviye marka satışlarında sıkıntı yaşanıyor. Bu nedenle de bu tip markalar kendi marklarına ait internet sitelerinde satışa devam ediyorlar. Biraz önce de belirttiğimiz gibi kadın müşterilerin özellikle üst seviye ürünlerde farklı satın alma davranışlarına sahip olması, sosyal satın alma veya hissiyat talebi, kadın müşteriyi mağazaya da yönlendiriyor.

Fiziki mağazaların yok olmayacağı, sayıları azalsa da e-ticaret altyapısı ile birlikte hareket edeceği artık rahatlıkla söylenebilir. Fakat daha basit ürünlerin satışının e-ticarette yoğunlaşacağı, fiziki mağazaların özellikli ürünlerin satışına daha yoğunlaşacağı da tahmin edilebilir.

Lojistik Sorunlar

Moda perakendesinin en büyük sorununu lojistik maliyetler oluşturuyor. Birçok müşteri, sahip olduğu iade hakkı ile bir mağaza da deneyebileceği ürünleri evde deniyor. Oluşan kargo maliyetlerinin üstüne, iade edilen ürünün kalite kontrolü ve yeniden satışa hazır hale getirilmesinde ortaya çıkan maliyetler büyük bir problem yaratıyor. Geçtiğimiz on yılda bu sorunu yönetemeyen birçok eticaret firmasının iflasına tanıklık ettik.

Dünyada bu soruna farklı çözümler üreten firmalar var. Örneğin iade ürünleri düşük bir ücret karşılığı aracı firmalara yönlendiren firmalar bulunmakta. İadeyi alan aracı firma, düşük fiyatla aldığı bu ürünleri daha fakir ülkeler de satışa sunuyor. Bir başka uygulanan yöntemde indirimin iade etmeme şartına bağlanması. Müşteri aldığı ürünleri 15 gün içinde iade etmez ise indirimi kredi kartına yansıtılıyor.

Elbette bunlar temel olarak geçici çözümler, dijital teknolojilerin burada söyleyebileceği birçok şey olacaktır. Önümüzde ki 5-10 sene içerisinde AR ve VR teknolojileri ile moda da çok daha farklı bir e-ticaret deneyimi yaşayacağımız kesin

Son Söz

E-ticaret nedir sorusu ve moda’da e-ticaret, sadece ürünü internette listelemek yada instagram’da post etmekten çok daha büyük bir çabaya ihtiyaç duyuyor. Sanal dünyada, birbirinin aynısı binlerce internet sitesi birbirine çok benzeyen ürünlerin satışını gerçekleştiriliyor. Sürüden ayrılmanın yolu yeni hikayeler yaratacak markalar oluşturmak yada yeni iş modelleri geliştirmekten geçiyor.

e-ticaret yepyeni bir gelecek vadediyor. Fakat bu geleceğe klasik ticari mantığın dışında yeni bir mantıkla bakmak bir zorunluluk.